ENGLISH
  Güncelleme: 19/08/2011

Sayın Egemen Bağış'ın 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü Nedeniyle Yayımlanan Mesajı

T.C.
AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

 

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış'ın 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü Nedeniyle Yayımlanan Mesajı

İnsanlığın çok çetin sınavlarla karşı karşıya kaldığı günümüzde insani yardım kavramının da en çok hatırlanması, en çok gündeme getirilmesi gereken bir dönemdeyiz. Doğrusu, insanlık adına şu çağda yapılabilecek en önemli insani yardım, neden halen insani yardım kavramına ihtiyaç duyulduğunu sorgulamaktır. İletişim kanallarının ve teknolojinin bu kadar geliştiği küreselleşme sürecinde, dünyanın Doğusu ile Batısı, Kuzeyi ile Güneyi arasındaki fotoğrafın her geçen gün daha da farklılaşması, iki fotoğraf arasındaki uçurumun daha da derinleşmesi bir insanlık ayıbıdır.Bir tarafta gelişmiş Batı'nın ve Kuzey'in dünyanın kaynaklarını sorumsuzca ve sınırsızca tükettiği, diğer tarafta Doğu ile Güney'de felaketlerle boğuşan, açlık, kuraklık ve sefaletle yüzleşmek durumunda kalan bir dünya düzeni sürdürülebilir olmadığı gibi asla insani bir durum olarak da kabul edilemez. Başkalarının kaynaklarını sömürmek suretiyle zenginlik arayışında olan vampir zihinler çok açıktır ki insanlığın ortak meselesidir.

Türkiye olarak sahip olduğumuz medeniyet birikimiyle insanlığı bu bilinçle hareket etmeye, insan olmanın gereğini yerine getirerek adalet ve hakkaniyetten, insan hak ve hukukundan yana tavır almaya davet ediyoruz. Dünyanın neresinde kanayan bir yara varsa, insanlık nerede bir felaketle karşı karşıyaysa Türkiye tarih boyunca olduğu gibi bugün de bütün imkânlarıyla oradadır, orada olmaya da devam edecektir. En son geçtiğimiz yıl Pakistan'ı vuran sel felaketinde, sadece insanlığın dikkatini bu meseleye çekmekle kalmadık, bütün imkânlarımızı seferber ederek devlet ve sivil toplum kuruluşlarımızla Pakistan halkının yardımına koştuk.

Aynı hassasiyeti bugün son 60 yılın en kurak dönemini yaşayan, açlık, kıtlık ve salgın hastalık tehlikesiyle boğuşan Somali ve Afrika Boynuzu için gösteriyor, insanlığı bir kez daha "İnsanlık Ölmedi" demeye, yani insani yardıma çağırıyoruz. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın hassasiyeti ve talimatıyla başlayan kampanya, milletimizin duyarlılığıyla her geçen gün genişliyor, bu iyilik ve merhamet kervanı her geçen gün daha da büyüyor. Avrupa Birliği Bakanlığımız da bu kervana katılmış, Kızılay ile birlikte gerçekleştirdiği kampanyada toplanan yardımları 16 Ağustos 2011'de Bakanlığımızın iftarında Kızılay'a teslim edilmiştir. Türkiye olarak, bu konuda yapılabilecek ne varsa azami şekilde bunu yerine getiriyor, Somali halkının acısını bütün yüreğimizle paylaşıyor ve bu mana dolu Ramazan ayında iftar sofralarımızı Somali'deki kardeşlerimiz için açıyoruz. Bugün Sayın Başbakanımız ve değerli eşleri Sayın Emine Erdoğan'ın Bakanlarımız ve kalabalık bir heyetle birlikte Somali'yi ziyaret ediyor olmaları, kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın insanlığın ortak vicdanını temsil ettiği gerçeğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Şimdi gün insani değerlerimizi hatırlama, bu değerleri Somalili kardeşlerimiz için hayata geçirme ve Afrika'daki yangını söndürme günüdür.

Daha yaşanılabilir, daha barışçı, daha adil bir dünya düzeninin tesisi ancak herkesin insani değerler etrafında bir araya gelmesiyle mümkündür. Aksi takdirde, yaşanan her felaket, derinleşen her insanlık krizi terörün zeminini de güçlendirecek, bütün insanlık için çok daha vahim sonuçlar doğuracaktır. Yıllardır "Senin teröristin iyi, benimki kötü" veya "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibi bir yaklaşımla Türkiye'nin PKK ile mücadelesine duyarsız kalan müttefiklerimizi de bu vesile ile uyarmak istiyoruz. Zira o yılan şimdiden Türkiye sınırlarının dışına çıkmış, bütün Avrupa ülkelerini tehdit eden bir seyir içerisindedir. Mesajımız nettir: Paris'in, Londra'nın, Berlin'in güvenliği Hakkâri'den başlar. Avrupa ülkeleri bu belaya karşı Türkiye'ye gerekli desteği vermediği, PKK için güvenilir bir liman olma özelliğini sürdürdüğü müddetçe Avrupa halkının güvenliği de tehdit altında kalmaya devam edecektir. Bir kez daha Avrupa ülkelerini ve NATO müttefiklerimizi PKK'nın finansmanının engellenmesi ve Avrupa ülkelerinde yaşam alanı bulabilmesinin önüne geçilmesi noktasında daha sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

 



Güncelleme: 19/08/2011 / Hit: 7,526