ENGLISH
  Güncelleme: 03/06/2021

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın ''Türkiye-AB Mali İşbirliğinde Yeni Dönem'' Konulu Makalesi TOBB Ekonomik Forum Dergisi’nde Yayımlandı

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın “Türkiye-AB Mali İşbirliğinde Yeni Dönem” konulu makalesi, TOBB Ekonomik Forum Dergisi'nin 320. sayısında yayımlandı.

Türkiye ile AB Arasındaki Mali İşbirliğinde Yeni Dönem Başlıyor

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında mali işbirliğinin tarihçesi, Türkiye-AB ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan Ankara Anlaşmasının yürürlüğe girdiği 1964 yılına kadar uzanıyor. Ülkemiz, aday ülke statüsünden dolayı AB’nin, kısaca “IPA” olarak adlandırılan, katılım öncesi mali yardımlarından yararlanıyor.

Türkiye-AB ilişkilerinde zaman zaman yaşanan iniş-çıkışlara ve siyasi engellemelere bağlı tıkanıklara rağmen, Türkiye-AB Mali işbirliği son 20 yıldır kesintisiz biçimde devam etti ve AB üyelik sürecimizde en somut kazanımlar elde ettiğimiz alan oldu. Türkiye-AB Mali işbirliği sayesinde birçok alanda, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıran onbinlerce proje hayata geçirildi.

AB Fonlarıyla Elde Edilen Kazanımlar

AB uyum süreci bağlamında 2002’den bu yana ülkemize tahsis edilen toplam 9,2 milyar euroluk AB fonu ile 850’ye yakın büyük ölçekli proje gerçekleştirildi. Söz konusu projeler sayesinde, şehirlerimizdeki hava kalitesinden sınır güvenliğine, yenilenebilir enerjinin desteklenmesinden salgın hastalıklarla mücadeleye, vatandaşlarımızın hayatına dokunan birçok alanda ilerleme kaydedildi.

Türkiye - AB Mali İşbirliği’nin diğer bir boyutunu, aday ülke sıfatıyla katılım sağladığımız “AB Programları” oluşturuyor. Ülkemiz 2014-2020 döneminde 9 AB Programına katılım sağladı. AB Programları, AB politikalarının önemli uygulama araçlarından birisi. Programlara katılım sağlayan tüm ülkeler arasında işbirliğini teşvik ederek, eğitim, gençlik, çevre, kültür, dijitalleşme gibi önemli politika alanlarında Avrupa düzeyinde belirlenen hedeflere ulaşılmasını sağlıyorlar.

2002 yılından beri AB’nin teknolojik ve yenilikçilik alanındaki programlarına katılım sağlıyoruz. Bu programlar sayesinde, üniversitelerimiz, bilim insanlarımız, sanayi kuruluşlarımız ve KOBİ’lerimiz 2 binden fazla proje ile toplam 560 milyon euroluk hibe desteği aldı.

Yine yıllardır başarıyla yürüttüğümüz Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programlarıyla, yaklaşık 36 bin projeye 1,4 milyar euro tahsis edildi. Mesleki eğitim, öğrenci değişimi, gönüllü çalışmalar ve daha birçok farklı alanlarda sağladığımız desteklerle yaklaşık 700 bin vatandaşımızın bireysel gelişimlerine destek olundu.

KOBİ’lerin rekabet edebilirliğinin arttırılması için uygulanan COSME Programında ise, bugüne kadar uygulanan toplam 14 milyon euro bütçeli 50 proje ile en çok proje yürüten ülkeler sıralamasında 5. sırayı elde ettik.

Türkiye-AB mali işbirliğinin en önemli aktörlerinden biri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve temsil ettiği odalarımız oldu. TOBB öncülüğünde kurulan “Avrupa Birliği Türkiye İş Geliştirme Merkezleri” (ABİGEM) profesyonel eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak rekabet seviyelerini ulusal ve uluslararası piyasalarda artırmalarına önemli destek sağladı. ABİGEM ağı için, AB’nin sağlamış olduğu fon zaman içerisinde 50 milyon euroyu buldu. Bu fon sayesinde odalar ve borsalar tarafından 2.000’e yakın proje yürütüldü.

TOBB ve bağlı odalarımız geçtiğimiz dönemde AB programlarının da en önemli paydaşlarından biri oldu. COSME kapsamında girişimcilik ve pazarlara erişim, Ufuk 2020 kapsamında KOBİ’lerde yenilikçilik ve Erasmus+ kapsamında da mesleki ve teknik eğitim, yetişkin eğitimi alanlarında toplam bütçesi 10 Milyon euroya ulaşan birçok önemli proje yürütüldü.

Avrupa Birliği Başkanlığı olarak, IPA fonlarından ve AB Programlarından azami düzeyde yararlanabilmek amacıyla, 2019 yılından itibaren bütüncül ve stratejik bir yaklaşım ortaya koyduk. Hayata geçirdiğimiz IPA Eylem Planı sayesinde projelerin sözleşmeye bağlanma oranları iki katına çıkardık. Özellikle 2020 AB ile mali işbirliğimizde en verimli yılıydı. Geçtiğimiz yıl, pandemi koşullarına rağmen, Türkiye’ye tahsis edilen fonlarda %99,2’lik bir sözleşmeye bağlanma oranı yakaladık. Bu yalnız, aday ülkeler arasında değil tüm üye ülkeler tarafından da örnek gösterilen bir başarı oldu.

AB ile Mali İşbirliği’nde Yeni Dönem

Bu yıl, AB mali işbirliğinde yeni dönem olan IPA III başlıyor. IPA III AB’nin yeni bütçe dönemi olan 2021-2027 yıllarında uygulanacak. AB, IPA III fon dağılımında, performans ve kalite odaklı bir değişikliğe gitti ve ülke bazında tahsisat olmaksızın, 7 aday ülke için toplam 12,5 milyar euroluk bir fon havuzu oluşturdu.

Yeni dönem, sanayicilerimize, KOBİ’lerimize, girişimcilerimize yeni fon fırsatları getirecek. Bu dönemde, 5 öncelikli alan çerçevesinde hibe çağrıları açılacak.

TOBB ve bağlı odalarımızın yanı sıra KOBİ’ler, sanayiciler ve ticaret erbabı IPA III’ün“Özel Sektör Geliştirilmesi, Ticaret, Araştırma ve Geliştirme” başlıklı öncelik alanında projelerini sunabilecek. Bu kapsamda, inovasyon merkezlerinin, yaratıcı KOBİ’lerin, karbon salınımının azaltılmasına yönelik projelerihibe desteği alabilecek.

IPA III’ün“Sivil Toplum”öncelik alanı kapsamında ise AB üyelik sürecinde sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğini geliştiren projelerin fonlanması mümkün. Nitekim TOBB’un yararlanıcısı olduğu Türkiye-AB İş Diyaloğu II projesi, bu öncelik alanı altında Avrupa Komisyonu’nca kabul edildi ve 2022 yılında uygulamaya başlaması planlanıyor. Bu proje ile odalarımız AB ülkelerindeki muadilleriyle ortaklaşa projeler geliştirme imkanı bulacak.

Yeşil Mutabakat ve Dijital Avrupa

Önümüzdeki dönem Avrupa’nın geleceğini şekillendirecek iki temel politika alanı, “Avrupa Yeşil Mutabakatı”ve“Dijital Avrupa”. Türkiye bu iki önemli alanda Avrupa Birliği ile ortak çalışmalar ve etkin bir işbirliği yapmayı hedefliyor.

AB, 2019 yılı sonunda yeni Komisyon’un göreve gelmesiyle birlikte ortaya koyduğu Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, 2050 yılına kadar “Karbon Nötr” bir kıta olmayı hedefliyor. Yani, ekonomik faaliyetler sonucu oluşan sera gazı salınımlarının dekarbonizasyon teknikleriyle dengelenmesi öngörülüyor. AB, yeşil düzene geçiş olarak adlandırılan bu süreçte, proje fonlaması yaparken, yeşil mutabakata uygun, çevreye duyarlı projelere öncelik verecek.

Avrupa, geleceğine dair diğer büyük önceliği olan Dijital Avrupa çerçevesinde ise, dijital dönüşümü tüm politikaları alanlarında etkin bir şekilde gerçekleştirip, beşeri ve ekonomik potansiyelini artırmayı ve bu sayede küresel meydan okumaların daha iyi üstesinden gelmeyi amaçlıyor.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijital Avrupa politikalarının en önemli uygulama araçlarından birini AB Programları oluşturuyor. Bu programlardan en önde geleni ise dünyanın en büyük bütçeli teknoloji ve yenilikçilik programı olan Ufuk Avrupa.

Ufuk Avrupa Programı

AB teknoloji ve yenilikçilik programlarının sonuncusu olan ‘Ufuk 2020 Programı” 80 Milyar euroya yaklaşan bütçesiyle 2014-2020 döneminde uygulandı. Sanayi Kuruluşlarımız ve KOBİ’lerimiz, Ufuk 2020’de 426 projede yer alarak, yaklaşık 105 Milyon euro hibe desteği aldılar. Üniversitelerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve bilim insanlarımızın aldıkları fonlarla birlikte, Ufuk 2020’de ülke olarak 300 Milyon Euro civarında bir fon geri dönüşü sağladık.

Ancak, kuruluşlarımızın aldığı destekler yıllar içinde artış gösterse de, AB ülkelerindeki muadilleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşük düzeyde kaldığı görüyoruz. Ufuk 2020 Programında en büyük hibe desteğini alan sanayi kuruluşumuz 7 Milyon euro tutarında destek alırken, program genelinde ilk 10 sırada yer alan Avrupalı sanayi kuruluşları 55-110 Milyon euro aralığında fon sağlamış. Aynı şekilde, ülkemizin sözkonusu programdan aldığı toplam destek 296 Milyon euro olurken, Almanya 8.8, İspanya 5.5, İtalya 5 Milyar euroluk pay almışlar.

AB’nin teknoloji ve yenilikçilik programı, 2021-2027 yıllarında “Ufuk Avrupa” adıyla ve 95.5 Milyar bütçeyle uygulanacak. Sanayi kuruluşlarımız Ufuk Avrupa’nın en büyük bütçeli (52.7 Milyar euro) bileşeni olan "Küresel Sorunlar ve Endüstriyel Rekabet” alanı altında, dijitalleşme, sağlık, çevre, tarım, enerji gibi alanlarda yenilikçi ve yüksek teknolojiler içeren projeler üreterek hibe desteği alma imkanına sahip olacaklar. Sözkonusu bileşen altındaki hibe çağrıları açılmaya başladı.

Ufuk Avrupa ile birlikte yenilikçilik başlı başına bir program bileşeni olarak karşımıza çıkıyor. AB, 13.5 Milyar euro bütçeli “Yenilikçi Avrupa” bileşeni altında oluşturduğu Avrupa Yenilikçilik Konseyi (EIC) vasıtasıyla önümüzdeki dönemde KOBİ’leri ve start-upları önemli ölçüde fonlayacak. AB bu sayede, yenilikçi teknolojiler alanında ABD ve Çin’in oldukça gerisinde kalan konumunu iyileştirmeyi amaçlıyor. İlk hibe çağrısı 18 Mart 2021 tarihinde açılan EIC kapsamında:

  • Çığır açıcı teknolojilerin bulunmasına yönelik, Üniversite ve araştırma kuruluşları ile yapılacak en az 3 ortaklı projelere 3-4 milyon euro tutarında hibe,
  • Yeni pazarlar yaratacak ve mevcut pazarları dönüştürecek yüksek yenilikçilik potansiyeline sahip KOBİ ve start-upların şirketlerini büyütmeleri için 2,5 milyon euro tutarında hibe,
  • Girişim sermayeleri kurulması ve bu yolla start-upların ve KOBİ’lerin desteklenmesi için 15 milyon euroluk yatırım desteği

için başvuru yapılabilecek.

Ufuk Avrupa’da cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliği konusu ön planda olacak. Bu çerçevede, teknoloji alanlarında faaliyet gösteren kadın girişimcilere danışmanlık verilmesi amacıyla “Kadın Liderler Programı” bulunuyor. Deneyimli girişimcilerimiz, yeni kadın girişimcilerimize destek olmak için bu program altındaki çağrıya başvuru yapabilecek.

Ufuk Avrupa Programından azami oranda yararlanmak için, sanayi kuruluşlarımızın, KOBİ’lerimizin ve girişimcilerimizin AB fonları alanında kurumsal kapasitelerini artırarak potansiyellerini ortaya çıkarmak büyük önem arz etmekte.

Kuruluşlarımızın, söz konusu program kapsamında faaliyet gösteren ortak bulma platformları ve ağlarına aktif biçimde katılım sağlaması, kurumsal yapılarında proje ekipleri kurmaları, program hakkında bilgilendirme faaliyetlerine ve eğitimlere katılmaları, açılan hibe çağrılarını düzenli takip etmeleri, Ufuk Avrupa fonlarından daha fazla yararlanmayı beraberinde getirecek. 

Bu noktada, Ufuk Avrupa programını yürütecek olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), programa başvurmak isteyen kuruluşlarımıza yönelik önemli destek ve teşvikleri bulunuyor. Kuruluşlarımız ayrıca, TÜBİTAK’ın“Ulusal İrtibat Noktaları”ndan, faaliyet gösterdikleri sektörlerde açılan hibe çağrılarına ilişkin bilgi ve danışmanlık alabilmekte.

TOBB ve sektöre liderlik eden diğer çatı kuruluşlarımızın ise Ufuk Avrupa programına yönelik sanayi-üniversite işbirlikleri tesis etmeleri, başarılı paydaşlar için ödül/teşvik mekanizmaları oluşturmaları ve yürüttükleri AB projelerinin sayısını çoğaltmaları, programdaki başarımızı önemli ölçüde yükseltecek.

Öte yandan, Erasmus+ Programının mesleki eğitim alanındaki imkanları yeni dönemde artarak devam edecek. Sanayi kuruluşlarımızın ve KOBİ’lerimizin bu imkanlar için daha fazla başvuru yapmaları kurumsal kapasitelerinin artması açısından önem arz ediyor. 

2021-2027 döneminde katılım sağlanacak AB Programları için çalışmalarımız devam ediyor. Yeni dönemde, halihazırda dahil olduğumuz programlara katılmaya devam edeceğiz. Ayrıca yeni oluşturulan AB programlarına da katılmayı hedefliyoruz. Bu Programlar vasıtasıyla, kurumlarımız, vatandaşlarımız, araştırmacılarımız, sanayi kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, 150-200 milyar euroluk bir fon havuzundan pay alma imkanına kavuşacak. 

Bugüne kadar IPA fonlarından etkin bir şekilde yararlanan TOBB ve bağlı odalarımızın önümüzdeki dönemde, başta Ufuk Avrupa olmak üzere AB Programlarına özel bir önem vermeleri ve sektörü bu programlardan yararlanma konusunda daha fazla teşvik etmeleri gerektiğini değerlendiriyorum. Zira, bu programlar 2021-2027 döneminde özel sektörümüze, ürün geliştirme, dijital dönüşüm ve insan kayakları geliştirme gibi alanlarda çok önemli fırsatlar sunacak.

AB Başkanlığı olarak Ufuk Avrupa Programı kapsamında özel sektör odaklı bir eğitim başlatıyoruz. Bu eğitimi TÜBİTAK ile birlikte
gerçekleştireceğiz. Çatı kuruluşlarımızın seçilmiş proje personeli eğitimlerin öncelikli öğrenicileri olacaklar. Eğitime katılım sağlayanların, geliştirecekleri projelerle Program kapsamında açılacak çağrılara başvurmasını hedefliyoruz.

Sanayi kuruluşlarımızın, KOBİ’lerimizin ve girişimcilerimizin yeni dönemde sunulan fon imkanları hakkında düzenli bilgilendirilmesine ve proje faaliyetlerinin iletişim ve görünürlük boyutlarının desteklenmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Bu düşüncelerle, AB projeleri alanında TOBB ile mevcut yakın işbirliğimizin yeni dönemde artarak devam etmesini diliyor, sanayicilerimizi, KOBİ’lerimizi ve girişimcilerimizi AB fon imkanlarına daha fazla başvurmaya davet ediyorum.

 


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 03/06/2021 / Hit: 1,647