2002-06-05 Murat Yetkin - Radikal

Son Güncelleme: 04 Temmuz 2007

Bahçeli'ye sorular

Radikal - Murat Yetkin - 05.06.2002

MHP lideri, kendilerini eleştirenlerin listesini açıklayarak gazetecileri hedef ilan etmiyor mu?

Bahçeli'nin önemli açıklamalar yapacağını söylediği dünkü MHP Meclis Grubu'na ilgi büyüktü. Kalabalık olacağını tahmin ettiğim için erken gittim. Kapıda Bahçeli'nin Özel Kalem Müdürü Arif Fırtına ile karşılaştık ve yan yana oturup 30 Mayıs MGK'sı öncesi ve sonrası gelişmelerden konuştuk. Sonra Bahçeli geldi, konuşma metinleri dağıtıldı ve kürsüye çıkıp konuşmaya başladı.

Bir yandan Bahçeli'yi dinleyip, diğer yandan hızla konuşma metnini okumaya başladım.

Bahçeli'nin konuşma metni, Radikal'de son iki üç haftadır yazılanları doğruluyordu: MHP AB'yi engellemiyordu, ama altında MHP imzası bulunan Ulusal Program'la söz verilen AB reformları için bir telaşı yoktu. İdam cezasının bütünüyle kaldırılmasına karşıydı. Türkçe dışındaki dillerde yayın ve öğrenim için 'üç kez düşünülmesini' istiyordu.

Siyasi durum ve seçimler konusunda da Radikal okurlarına yeni gelecek fazla bir şey yoktu: Özetle, Bahçeli, Ecevit görevi bırakırsa, Türkiye'yi erken seçime götürecek başbakan olmak istiyordu.

Metni okuduktan sonra Bahçeli'yi dinlemeye ve salondaki MHP'lilerin tepkilerini gözlemeye koyuldum. Sonra alışılmadık bir şey oldu: Bahçeli konuşma metninin dışına çıktı.

Hem de ne çıkış

Bahçeli, "Bazı medya ve siyaset çevrelerinin Milliyetçi Hareket'i zaman zaman Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde gerekli reformlara engel olmaya göstermeye çalıştıkları bilinmektedir" dedikten sonra, metin dışına çıktığı uyarısıyla medyaya salvoya başladı: 23 Mayıs-1 Haziran arasında, yani kendisi Çin'deyken 55 köşe yazarı, AB ile ilgili ve MHP'ye de değinen toplam 107 yazı yazmıştı. Dördü dışındakiler 'MHP'yi hedef gösteriyordu'.

MHP'nin AB tutumunu yazanlar arasında Radikal toplam 19 köşe yazısıyla takım şampiyonu, bendeniz de kişisel dalda sekiz yazıyla birinci ilan edildim. (İsmet Berkan beş yazıyla ikinci ilan edilirken, Taha Akyol, Mehmet Ali Birand ve Mustafa Balbay dörder yazıyla üçüncülüğü paylaştılar.)

Türkiye'de ilk kez bir başbakan yardımcısı, kendisini ve partisi hakkında yazan gazeteleri ve gazetecileri ismen, hem de Meclis çatısı altında kamuoyuna ifşa ediyor, kendisinin eleştirildiği yazıların çetelesini sıralıyordu.

Bahçeli listesini açıkladıktan sonra, "Şimdi sormak lazımdır: MHP tarafından engellendiği iddia edilen ve adına reform denilen konular nelerdir? Son üç yılda, tam 10 yıldır konuşulan reformlar hangi partilerin ortaklığında hayat bulmuştur?" diye yazılı metne döndü. MHP grubu Bahçeli'yi alkışlarken Arif Fırtına'ya döndüm, "Eh artık bize cevap hakkı düşer" dedim. Güldü.

Ne anlama geliyor?

Ama sonra önümdeki kâğıda, "Bu konuşmayı dinleyen bir aklı evvel, adı sayılan kişilere bir saldırı yöneltirse, Sayın Bahçeli bunun sorumluluğunu üstlenebilecek mi?" diye yazdım, önüne sürdüm. Bu soruya gülmedi. Onun yerine, "Olmaz öyle şey" dedi ve o da önündeki kâğıda, "Yalnızca eleştirenlere yönelik değil. Yalnızca bir saptama" diye yazıp bana okuttu. Biraz durdu, "Yani sizi ne kadar yakından izlediğimizi, tespitleri boşuna yapmadığımızı göstermek istiyor" diye eklemek ihtiyacı hissetti.

Toplantı dağıldığında Meclis kulisinin kalabalığında kendimi Bahçeli'nin önünde buldum. "Merhaba, nasılsınız" diyerek elimi sıktı. Ben de "İyiyim, teşekkür ederim" dedim ama o kalabalıkta aklımdaki soruları sorma fırsatı bulamadım.

Şimdi burada soruyorum:

Türkiye'nin AB doğrultusunda adım atarken son 15-20 yıllık terörle mücadele atmosferinin hassasiyetlerini dikkate alması gerektiğini (Ben de öyle düşünüyorum) öne süren Bahçeli, bu atmosferde sözlerinin nelere mal olabileceğini düşündü mü?

Bahçeli böyle bir liste açıklayarak gazetecileri tepki ve duygularıyla hareket edebilen belli çevrelerin hedefi haline getirmiş oluyor mu?

Politikacının kendisini eleştiren gazetecileri, kitlesine ve kamuoyuna ifşa etmesi basın özgürlüğü ile çelişiyor mu?

Son olarak. Türk halkının yüzde 70'i AB'den yana olduğuna göre, yüzde 30'u karşı. MHP neden bu yüzde 30'un oyunu alıp tek başına iktidar olmak için AB'ye karşıyım demeyi tercih etmiyor?

Böylece herkes daha rahat eder.

Bu döküman ab.gov.tr sitesinde bulunan makaleden otomatik üretilmiştir