ENGLISH
  Güncelleme: 18/04/2022

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın USOP Haber Dergisinde Yayımlanan Makalesi

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın Avrupa Yeşil Mutabakatı hakkındaki makalesi, USOP Haber Dergisinin “Avrupa Yeşil Mütabakatı ve Yansımaları” temalı 5. Sayısında yayımlandı.

Sektöre Bakış – Genel Değerlendirme

Avrupa Birliği'nin (AB) 2019 yılı sonunda açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM), ekonominin çarklarını, çevre ve iklim üzerinde baskı yaratmaksızın döndürmeye yönelik kapsamlı bir dönüşüm ve büyüme planıdır. AYM, salt bir çevre ve iklim stratejisi olmaktan öte, ekonominin tüm sektörlerini kapsayan, üretim, tüketim ve istihdam kalıplarını “yeşil dönüşüm” perspektifiyle yeniden yapılandırmayı öngören bir anlayışı temel almaktadır. 2050 yılına kadar Avrupa’yı dünyanın ilk iklim-nötr kıtası haline getirmeyi amaçlayan AYM’nin, aynı zamanda, AB ekonomisinin rekabetçiliğini ve Tek Pazar’ın işleyişini korumaya yönelik düzenlemeler içerdiğini de görüyoruz.

AYM’nin, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği ve kamuoyu baskısının her geçen gün arttığı bir dönemde, Paris Anlaşması’nın tetiklediği bir sürecin sonucu olarak ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Yaşayan bir sosyo-ekonomik dönüşüm planı olan AYM’nin, enerjiden ulaştırmaya, tarımdan sanayiye kadar uzanan farkı alanlarda art arda kabul edilen sektörel stratejiler, mevzuat değişiklikleri ve finansal araçlar ile uygulanması sağlanıyor. AB içinde halen şekillenmekte olan bu dinamik süreç çerçevesinde, tüm politika alanlarının AB’nin iklim hedefleri ile uyumlu olacak şekilde gözden geçirilerek, gerekli değişikliklerin yapılması söz konusudur. Pandemi sonrası AB ekonomik toparlanma sürecinin temelini de AYM’yi esas alan, sürdürülebilir, dijital ve yeşil yatırımların teşviki oluşturmaktadır.

Avrupa Birliği’ne aday bir ülke ve Gümrük Birliği ortağı konumunda olan Türkiye, AYM ile öngörülen yeşil dönüşüm sürecinin vazgeçilmez bir aktörüdür. Söz konusu köklü dönüşüm sürecinin, ülkemizin AB müktesebatına uyum çalışmalarına ve Birlik ile olan ticari ilişkilerine önemli etkilerinin olması kaçınılmaz görünmektedir. Bu anlayışla AB Başkanlığımızın yönlendirmesi ve Ticaret Bakanlığımızın sahiplenmesi ve eşgüdümünde, ilgili kamu ve özel sektör paydaşlarının katkılarıyla oluşturulan ülkemizin AYM Eylem Planı 16 Temmuz 2021 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır. 9 ana başlık[1] altında toplam 32 hedef ve 81 eylemi içeren AYM Eylem Planının, ülkemizin yeşil dönüşüm alanında gerçekleştireceği uyum çalışmalarına rehberlik edeceğini düşünüyoruz.

Ülkemizin 10 Kasım 2021 tarihi itibariyle Paris Anlaşması’na taraf olması ve 2053 yılına kadar net sıfır karbon emisyon hedefini açıklaması, AYM Eylem Planımızın uygulama sürecine önemli ivme kazandıracaktır. Ayrıca, Türkiye-AB arasında tesis edilen ve ikinci toplantısının 2022 yılının başlarında yapılması öngörülen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli İklim Diyaloğunun ülkemizin AYM’ye uyum bağlamında AB ile olan iş birliğini güçlendireceği inancındayız.

Ulaştırma sektörü özelinde, AB’nin AYM hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir, akıllı ve çevre dostu ulaştırma politikasını desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Bu kapsamda, Avrupa Komisyonu tarafından 9 Aralık 2020 tarihinde “Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi” yayınlanmış, AB ulaşım sisteminin yeşil ve dijital dönüşümünün gerçekleştirilmesini ve gelecekteki krizlere karşı daha dayanıklı hale gelebilmesini teminen hedefler belirlenmiştir. Strateji sonucunda, AYM’de belirtildiği gibi, akıllı, rekabetçi, güvenli, erişilebilir ve uygun fiyatlı bir ulaşım sistemi oluşturularak 2050 yılına kadar emisyonlarda %90'lık bir azalma sağlanacaktır. Bu kapsamda, akıllı ulaşım sistemleri, sürdürülebilir hareketlilik planları ile alternatif yakıtlar gibi hususlar ön plana çıkmaktadır.

Diğer taraftan, Temmuz 2021’de “Fit-for-55” paketi kabul edilmiştir. Mezkur paket ile 2050 yılına kadar yollardaki araba ve kamyonetlerin neredeyse tamamının sıfır emisyonlu araçlar olması ve karayolu taşımacılığı kaynaklı sera gazı emisyonlarının sıfırlanması hedeflenmektedir. Ayrıca, 2021 yılının “Avrupa Demiryolu Yılı” olarak belirlenmesiyle ulaştırma sektöründe demiryolu taşımacılığının payının artması ve demiryolu ulaşımına olan ilginin çoğalmasına yönelik girişimler hız kazanmıştır.

Bu çerçevede, 14 Aralık 2021 tarihinde sürdürülebilir, akıllı ve çevre dostu ulaştırma politikasını desteklemek amacıyla dört öneri kabul edilmiştir. Söz konusu öneriler kapsamında, AB çapında hareketliliğin güçlendirilmesi; yük ve yolcu taşımacılığı içerisinde demiryolu ve iç suyolu taşımacılığının payının arttırılması; şarj noktalarının, alternatif yakıt ikmali altyapısının ve yeni dijital teknolojilerin yaygınlaştırılmasının desteklenmesi; çok modlu taşımacılığın kolaylaştırılması ve sürdürülebilir kentsel hareketliliğin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Mevcut Türkiye-AB Ulaştırma Yüksek Düzeyli Diyalogu mekanizmasının yeniden canlandırılması hem ülkemiz hem AB açısından ortak çabalardan başarılı sonuçlar alınması için büyük önem arzetmektedir. Avrupa’nın bağlantısallığı bakımından Türkiye anahtar bir ülkedir. 

AB’nin yukarıda sözü edilen amaç ve hedefleri ile uyumlu olarak, ülkemizde AB Katılım Öncesi Yardım Aracı (Instrument for Pre-accession Assistance – IPA) kapsamında önemli projeler icra edilmiştir. IPA 2007-2013 döneminde, ulaştırma sektöründe demiryolu taşımacılığının payının artırılmasına yönelik olarak üç büyük demiryolu hattı projesinin inşası Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca başarıyla tamamlanmıştır. Aynı şekilde, hibe miktarı açısından IPA 2014-2020 döneminin amiral gemisi projesi olarak nitelendirdiğimiz ve Türkiye’yi Trans Avrupa Ulaştırma Ağları (TEN-T) üzerinden AB ülkelerine bağlayacak olan Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi yapım çalışmalarına hızla devam edilmektedir.

IPA 2014-2020 dönemi ulaştırma sektörü öncelikleri arasında, sürdürülebilir kentsel hareketlilik planlaması (SKHP) ve akıllı ulaşım sistemleri önemli bir yer tutmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız koordinasyonunda sözü edilen alanlarda proje hazırlık çalışmalarında sona yaklaşılmış olup, projelerin yakın zamanda uygulamaya konulması hedeflenmektedir. SKHP projeleri, şehirlerimizde AYM hedeflerine yönelik uygulamalarla uyumlu olacak şekilde emniyetli, güvenli, cinsiyet eşitliği ve parasal açıdan erişilebilir ve karşılanabilir ulaşım planlamasının hazırlanmasını sağlayacak ve bu doğrultuda belediyelerimizce yapılması gereken yatırımlar için yol gösterici olacaktır.  

IPA 2021-2027 döneminde de AB fonlarından en çok faydalanacak sektörlerden birisi hiç kuşkusuz ulaştırmadır. Ulaştırma tematik önceliğinin alt başlıklarını incelediğimizde akıllı, çevreye saygılı, sürdürülebilir, kapsayıcı ve güvenli ulaşımın sağlanması, toplu ulaşımın ve paylaşımlı ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, yeşil ulaştırma, deniz ve demiryolu taşımacılığının desteklenmesi gibi AYM öncelikleriyle uyumlu temaların öne çıktığını görüyoruz. Yeni dönemde bu öncelikler doğrultusunda hazırlanacak projeler yeşil dönüşüm alanında gerçekleştireceğimiz uyum çalışmalarına katkı sağlayacaktır.  

IPA fonları ile yürütülen projeler haricinde, AB Programları (Birlik Programları) kapsamında, geçtiğimiz yedi yıllık dönemde ülkemizde ulaştırma sektörünü destekleyen pek çok başarılı projeye imza atılmıştır. Özellikle TCDD, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi yetkin kurumlarımızın, gelişmiş köprü bakım teknolojileri geliştiren SENSKIN, düşük maliyetli ve yüksek kapasiteli demiryolu altyapıları geliştiren IN2TRACK gibi kapsamlı ve nitelikli projelerdeki ortaklıkları önümüzdeki yedi yıllık süreç için bizlere cesaret ve şevk vermiştir.

Önümüzdeki dönemde de yeşil ve akıllı ulaşım hedefine yönelik istifade edilebilecek pek çok Birlik Programı bulunmaktadır. Bunlar arasında ilk akla gelen dünyanın en büyük sivil araştırma ve yenilik programı olan Ufuk Avrupa programıdır. 2021-2027 yılları arasında toplam 95,5 milyar avro bütçeyle uygulanacak olan program, yeşil ve dijital dönüşüm odağında şekillendirilmiştir. Yalnızca 2021 ve 2022 yılları için Ufuk Avrupa programının “İklim, Enerji ve Hareketlilik Kümesi” altında açılan çağrıların toplam bütçesi yaklaşık 900 milyon avrodur. Benzer şekilde, ulaştırma sektörünün kamu ve özel sektör birlikteliğiyle dönüşümünü amaçlayan Avrupa Ortaklıkları (European Partnerships) sayesinde Avrupa’nın gözde şirketleri, üniversiteleri ve kuruluşlarıyla ortak projeler üzerinde çalışma imkanı sunulmaktadır. Ayrıca, 2022-2026 yılları arasında 400 milyon avroluk eş-finansman desteği sağlayacak olan Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü altında yer alan Kentsel Hareketlilik Bilgi ve Yenilik Topluluğu (EIT Urban Mobility KIC) ile Avrupa’nın kentsel hareketlilik alanındaki iddialı dönüşüm hedefinin bir parçası olabiliriz. Bu noktada, Birlik Programlarının yalnızca proje desteği sunan hibe kaynakları olarak görülmemesi, kamu ve özel sektör kuruluşlarımız açısından iyi örneklere erişim sağlayacak, uluslararası ağların paydaşı olmamıza imkan verecek ve sektörler arası sinerji potansiyellerini görünür kılacak fırsatlar olarak değerlendirilmesi daha doğru bir bakış açısı olacaktır. Bu ortak çaba ve projeler ülkemizin AB üyeliği yolunu da sağlamlaştırmaktadır. 

AB’nin getireceği yeni ve yüksek standartlara uyum sağlanması ve gelişmelerin takip edilmesi ülkemiz için önem arz etmektedir. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı olarak ulaştırma sektöründeki AB müktesebatı ve politikalarını yakından takip etmeye ve bu doğrultuda kurumlarımıza gerekli her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz. 

Dergiye erişmek için tıklayınız.

 


Diğer Etkinlikler

Image
 
Image
 
Image
 
Image
 
Image
 

Güncelleme: 18/04/2022 / Hit: 2,822