Fasıl 14 - Taşımacılık Politikası - AB BAKANLIĞI

Fasıl 14 - Taşımacılık Politikası

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TAŞIMACILIK POLİTİKASI: 

Avrupa Birliği’nin taşımacılık politikası temel olarak; emniyetli, güvenli, verimli ve çevre dostu taşıma hizmetlerini teşvik ederek iç pazarın işleyişinin geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Taşımacılık politikasıyla Avrupa çapında temiz, emniyetli ve etkin taşımacılık hizmetleri sunarak iç pazarın desteklenmesi ve AB vatandaşlarının özgürce seyahat edebilmelerinin sağlanması hedeflenmiştir. Bu çerçevede farklı taşımacılık türleri arasında denge oluşturulması, birbirleri ile bağlantılarının sağlanması, darboğazların aşılması öncelikler olarak belirlenmiştir.

Taşımacılık Politikasının merkezinde kullanıcı olduğundan ve sektörün sürdürülebilirliği ihtiyacından hareketle, çeşitli alt sektörler için getirilen yeni düzenlemeler ile yol emniyeti, kullanıcı hakları, sektörün sosyal boyutu ve çalışma koşulları, çevreye olumsuz etkilerin azaltılması, geliştirilmiş ve güçlendirilmiş, bu çerçevede ortak, yeknesak ve zorunlu mevzuat benimsenmiştir. 

Roma Antlaşması’na (Madde 3, paragraf (e)) göre taşımacılık, Avrupa ekonomik entegrasyonunun gerçekleştirilebilmesi için ortak politikalar oluşturulması gereken bir alandır. Taşımacılık politikaları, malların serbest dolaşımının ve dolayısıyla iç pazar oluşumunun ve kişilerin AB içerisinde serbestçe seyahat edebilmelerinin temelinde yer alır.

FASLIN KAPSAMI:

Taşımacılık Politikası Faslı;

  • - Karayolu taşımacılığı,
  • - Demiryolu taşımacılığı,
  • - Denizyolu taşımacılığı,
  • - Havayolu taşımacılığı
     

konularını içermektedir. AB Taşımacılık Politikası Faslının düzenlediği temel alanlar aşağıda belirtilmiştir:

Karayolu taşımacılığının temel ilkeleri; genel taşımacılık politikasında olduğu gibi bu alanda sürdürülebilir, etkin, güvenli, emniyetli ulaşımı, çevreye olumsuz etkileri azaltmak suretiyle sağlamaktır. Bu ilkeler çerçevesinde, etkin karayolu yük ve yolcu taşımacılığını teşvik etmek, eşit şartlarda rekabete imkan tanımak, emniyetli ve daha çevre dostu teknik standartları uyumlaştırmak, asgari düzeyde mali ve sosyal uyum temin etmek ve ayrımcılık yapılmaksızın karayolu taşımacılığı kurallarının etkin uygulanmasını sağlamak hedeflenmektedir. Karayolu taşımacılığı alanında AB mevzuatı; pazara ve mesleğe giriş ((AT) 1071/2009,(AT) 1072/2009(AT) 1073/2009 sayılı Tüzükler), çalışma saatleri, sürüş ve dinlenme süreleri ve sayısal takograf kullanımı ((AET) 3821/85 sayılı Tüzük), asgari yıllık araç vergileri ve geçiş ücretleri ile kullanıcı bedelleri (1999/62/AT sayılı Direktif), sürücü belgeleri (2006/126/AT sayılı Direktif), araçların azami ağırlık ve boyutları (96/53/AT sayılı Direktif), tehlikeli malların karayolu ile taşınması (2008/68/AT sayılı Direktif), tünellerdeki asgari emniyet gereklilikleri (2004/54/ATsayılı Direktif) gibi konuları düzenler. 

Demiryolu taşımacılığı mevzuatı, piyasanın serbestleşmesi ve birlikte işletilebilirlik ile bunlara yönelik kurumsal yapılanma, demiryolu emniyeti, altyapıya erişim, iç pazar, yük taşımacılığı, yolcu hakları ile istihdam ve çalışma şartları konularını düzenlemektedir. Piyasanın serbestleşmesi konusunda temel mevzuat Avrupa Tek Demiryolu Alanını kuran 2012/34/AB Sayılı Direktif’tir. 1990’lı yıllarda demiryolu taşımacılık sektörü pek çok üye ülkede devlet tekeli şeklinde yönetildiğinden, piyasa açılımında kademeli bir yol takip edilmiş, önce yük, daha sonrasında ise yolcu taşımacılığı 2000’lerden itibaren kabul edilen demiryolu paketleri ile rekabete açılmıştır. Günümüzde halen ulusal yolcu taşımacılığı rekabete açık değildir, ancak onay süreci devam eden 4. Demiryolu Paketi ile ulusal demiryolu piyasasının rekabete açılması öngörülmektedir. Demiryolu mevzuatının diğer bir önemli başlığı olan üye devletler arasında demiryolu hizmetlerinin engelsiz bir şekilde işleyebilmesi için birlikte işletilebilirlik konusu ise 2008/57/AT sayılı Direktif ve birlikte işletilebilirlik teknik şartlarını belirleyen Komisyon Kararları ile düzenlenmiştir.

Denizyolu taşımacılığı sektörünün uluslararası boyutunun güçlü olmasından ötürü bu alandaki mevzuat daha çok Birliğin, çalışma şartları konusunda Uluslararası İş Örgütü (ILO), diğer denizcilik konularında ise Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından hazırlanan uluslararası sözleşmelere taraf olması ve uluslararası mevzuatın AB mevzuatına Tüzük veya Direktifler yolu ile aktarılması şeklinde düzenlenmektedir. Denizyolu taşımacılığı mevzuatı kapsamında, piyasanın düzenlenmesi ve haksız rekabetin önlenmesi, devlet destekleri, denizyolu emniyeti ve güvenliği, çalışma şartları ve deniz çevresinin korunması konuları düzenlenmektedir. Denizyolu taşımacılığında 2000’li yıllardan itibaren özellikle ERIKA ve PRESTIGE kazalarının da etkisi ile deniz emniyeti konusu Komisyonun öncelikli gündem maddesi haline gelmiştir. Bu nedenle 2000’li yıllardan itibaren denizyolu emniyetine ilişkin mevzuat paketleri kabul edilmiştir. Sonuncu Denizyolu Emniyeti Paketi 23 Nisan 2009 tarihinde kabul edilerek, bayrak devleti ve liman devleti kuralları, klas kuruluşları, kaza inceleme, taşıyıcının sorumlulukları, sigorta ve trafik izleme konularını düzenlemektedir. Denizyolu taşımacılığı konusunda kabul edilen en güncel belge ise 2009 yılında kabul edilen “2018 yılına kadar AB Denizyolu Taşımacılığının Stratejik Hedefleri ve Önerileri ”dir. Belgede, AB’nin, uluslararası piyasada daha rekabetçi, emniyetli, güvenli, temiz ve kaliteli denizyolu taşımacılığı hizmetlerinin sağlayabilmesi için önerilere yer verilmiştir. 

Havayolu taşımacılığı mevzuatı ise; pazara giriş ((AT) 1008/2008 sayılı Tüzük), hava trafik yönetimi ((AT) 549/2004(AT) 550/2004(AT) 551/2004(AT) 552/2004(AT) 730/2006(AT) 219/2007(AB) 255/2010 sayılı Tüzükler), havacılık emniyeti ((AT) 216/2008(AB) 996/2010 sayılı Tüzükler, 2003/42/AT sayılı Direktif), havacılık güvenliği ((AT) 300/2008 sayılı Tüzük), çevre ((AT)71/2008 sayılı Tüzük, (AT) 1702/2003 sayılı Tüzük, 2002/30/AT sayılı Direktif,), yer hizmetleri (96/67/AT sayılı Direktif), tüketicinin korunması ((AT) 261/2004(AT) 80/2009 ve (AT) 1107/2006 sayılı Tüzükler) gibi temel başlıklar altında şekillendirilmiştir. Söz konusu düzenlemeler ile AB havacılık pazarı entegrasyonun sağlandığı, serbest bir piyasa haline gelmiştir.

TAŞIMACILIK POLİTİKASININ GELİŞİMİ:

Roma Antlaşması’nda Ortak Taşımacılık Politikasına ilişkin hüküm bulunmakla beraber, Avrupa Taşımacılık Politikasının şekillenmeye başlaması yaklaşık 30 yıl almıştır. Avrupa Birliği Antlaşması (Maastricht Antlaşması, 1993) ile Taşımacılık Politikasının siyasi, kurumsal ve bütçesel temelleri güçlendirilmiştir. Antlaşmada Trans-Avrupa Ağları kavramına da yer verilmiş ve bu çerçevede Birlik kaynakları kullanılmak suretiyle Avrupa düzeyinde taşımacılık altyapı planları oluşturması mümkün hale gelmiştir. Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma (Lizbon Antlaşması, 2009)’nın 90-100. maddeleri taşımacılık sektörüne ilişkindir. Antlaşma ile üye ülkeler, bu konuda Birliğin düzenleme yapma yetkisini kabul etmiştir. 

Komisyon’un 1992 yılında yayımladığı Ortak Taşımacılık Politikasının geleceğine ilişkin Beyaz Kitap, taşımacılık piyasasının rekabete açılmasını hedeflemiş ve yayımlanmasından sonraki 10 yıl içerisinde taşımacılık piyasası büyük ölçüde rekabete açılmıştır. Ancak, demiryolu sektöründe istenen gelişmeler gerçekleşmemiş, sektör bu süre zarfında rekabete açılamamıştır. Ortak Taşımacılık Politikasının gelişmesi ile birlikte tüketici fiyatları düşmüş, servis kalitesi ve seçenekler artmakla beraber, bu alandaki gelişime istendiği ölçüde uyumlu ve düzenli gerçekleşmemiştir. Anayollarda, demiryollarında, havalimanlarında oluşan sıkışıklıklar, çevreye, halk sağlığına verilen zararlar ve trafik kazaları gibi sıkıntılar aşılamamıştır.

Komisyon 2001 yılında bu alanda yeni bir Beyaz Kitap yayımlamış ve Ortak Taşımacılık Politikası için 10 yıllık bir perspektif oluşturulmuştur. Farklı taşımacılık türleri arasında denge oluşturulması, birbirleri ile bağlantılarının sağlanması, darboğazların aşılması gibi konularda politika önerileri ortaya konulmuş, kaynak sorunlarına değinilmiştir. Havacılık sektöründe emniyet ile ilgili ortak, yeknesak ve zorunlu mevzuat benimsenmiştir. Deniz, hava ve demiryolu taşımacılığı alanlarında emniyet ajansları oluşturulmuş, yolcu hakları geliştirilmiş, taşımacılık politikasının sosyal boyutu güçlendirilmiş ve çalışma koşulları düzenlenmiştir. 11 Eylül 2001 tarihinde yaşanan saldırılar sonrası farklı ulaştırma türleri ve kritik altyapılar için güvenlik politikası oluşturulmuştur.

2011 yılında yayımlanan “Tek Avrupa Taşımacılık Sahası İçin Yol Haritası” isimli Beyaz Kitap ise, AB Taşımacılık Sisteminin 2050 yılına kadar sürdürülebilir bir sistem haline getirilmesini amaçlayan öneriler ortaya koymaktadır. Geliştirilecek politikalar ile temel olarak, 2050 yılına gelindiğinde sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesine oranla % 60 azaltılmış olması, petrole bağımlı taşımacılık oranının önemli ölçüde düşürülmesi, taşımacılıkta yaşanan sıkışıklık ve yoğunluğun azaltılması hedeflenmektedir.

FASLIN MÜZAKERE SÜRECİNDE GELDİĞİ AŞAMA:

Faslın Tanıtıcı Tarama Toplantısı 26–29 Haziran 2006 tarihinde, Ayrıntılı Tarama Toplantısı ise 25–28 Eylül 2006 tarihinde yapılmıştır. Fasla ilişkin görüşmeler Konsey’de devam etmektedir. Resmi olarak Tarama Sonu Raporu henüz iletilmemiş olup, Fasıl GKRY (Ek Protokol) nedeniyle müzakereye açılması engellenen fasıllardan birisidir.

FASIL KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR:

Taşımacılık Politikası Faslı kapsamında yürütülen çalışmalar “karayolu”, “demiryolu”, “havayolu” ve “denizyolu” taşımacılığı alanındaki AB mevzuatının üstlenilmesi ve uygulanması konularını içermektedir. Bu alanlarda bugüne kadar yürütülen çalışmalar ve gelişmeler aşağıda kısaca verilmektedir.

Karayolu Taşımacılığı

Karayolu alanında kurumsallaşmış bir taşımacılık yapmak üzere, mali ve mesleki yeterlilik ile mesleki saygınlığa sahip güçlü işletmelerin kurulması amaçlanmaktadır. Bu alanda geçtiğimiz süre zarfında AB Mevzuatına uyum açısından çok önemli gelişmeler sağlanmış, kurumların idari ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilebilmesi amacıyla projeler yürürlüğe konulmuştur. 

Ülkemizde karayolu trafik güvenliğini artırmak üzere AB mevzuatının sosyal, teknik ve emniyet şartlarına uyum sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Bu bağlamda, uluslararası taşımacılıkta kullanılan ve 16 Haziran 2010 tarihinden sonra tescil edilen 3,5 tondan ağır kamyon ve 9 kişiden fazla yolcu taşıyan otobüslerde “sayısal takograf” kullanımı 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren zorunlu hale gelmiştir. Bu çerçevede gerekli mevzuat ve altyapı uyumu sağlanarak sisteme entegrasyon tamamlanmış bulunmaktadır. Sayısal takografın yurtiçinde kullanılan ticari araçlarda zorunlu hale gelmesi için de yasal düzenlemeler yapılmış olup, dönüşümün 5 yıllık süreçte tamamlanması öngörülmektedir. 

Türkiye ayrıca, Tehlikeli Malların Karayolu ile Taşınmasına İlişkin Avrupa Anlaşması (ADR)’na 22 Şubat 2010 itibariyle taraf olmuştur. Bu anlaşmanın uygulanmasına yönelik hükümleri içeren Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik, 24 Ekim 2013 tarihli ve 28801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 

Sürücü belgelerinin AB standartlarıyla uyumlaştırılması amacıyla “Karayolu Trafiği Konvansiyonu” ile “Bu Konvansiyonu Tamamlayıcı Avrupa Anlaşması”na taraf olunmuş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde gerekli değişiklikler yapılmıştır. AB ile uyumlu sürücü belgelerinin dağıtımı işlemine ise 2016 yılı itibariyle başlanmıştır. Ayrıca, 1990 yılı ve öncesinde üretilmiş ticari araçların 2013 yılı sonuna kadar trafikten çekilmesi amacıyla “Bir Kısım Motorlu Karayolu Taşıtlarının Piyasadan Çekilmesine İlişkin 66 Nolu Tebliğ” 17.11.2012 tarihli ve 28470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Demiryolu Taşımacılığı

Demiryolu taşımacılığında temel amaç, Türk demiryolu ulaştırma pazarını rekabete açmak ve demiryolu işletmeciliği ile altyapı yönetimi fonksiyonlarını ayırarak demiryolu sektörünün kademeli olarak serbestleştirilmesini sağlamaktır. Bu çerçevede, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun, 01.05.2013 tarihli ve 28634 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün (TCDD) demiryolu altyapı işletmecisi olarak yapılandırılmasını ve ilaveten Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi adıyla yeni bir demiryolu tren işletmecisi şirket kurulmasını öngörmektedir.

Kanun ile oluşturulan serbest demiryolu taşımacılığı piyasasının adil ve sürdürülebilir şekilde işleyişinden sorumlu olarak görev yapma, altyapı inşası ve işletmeciliği ile tren işletmeciliği konularında kamu tüzel kişilerini ve şirketleri yetkilendirme, kamu hizmeti yükümlülüğüne ilişkin usul ve esasları belirleme gibi görevleri yapmakla mükellef olan kurum, 01.11.2011 tarihli ve 28102 (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 655 Sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş olan Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’dür.

Demiryolu Altyapısına Erişim ve Kapasite Tahsis Yönetmeliği 29343 sayılı ve 2 Mayıs 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Demiryolu Araçları Tescil ve Sicil Yönetmeliği, Demiryolu Kazalarını ve Olaylarını Araştırma ve İnceleme Yönetmeliği ve Tehlikeli Maddelerin Demiryolu ile Taşınması Hakkında Yönetmelik 29418 sayılı ve 16 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Demiryolu Emniyet Yönetmeliği 29537 sayılı ve 19.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  

Denizyolu Taşımacılığı

Denizyolu taşımacılığında ülkemiz filosunun iyileştirilmesi çalışmaları yürütülmekte olup, bunun sonucu olarak önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Türk bayraklı gemilerin, liman devleti kontrolüne ilişkin Paris Mutabakat Zaptı kapsamında yüksek riskli Kara Liste’den düşük riskli Beyaz Liste’ye çıkması deniz emniyetine ilişkin gelişmelerin önemli bir göstergesidir.

Deniz gözetimi, deniz güvenliği ve emniyetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ülkemiz AB’nin deniz gözetimine ilişkin çalışmalarına katılmak için 2005 yılından beri AB’nin Uzun Mesafeli Tanıma Sistemi Veri Merkezi (LRIT Data Center), Otomatik Tanıma Sistemi (AIS) ve Akdeniz Gemi Trafiğini İzleme Sistemlerine (VTMIS) dahil olma niyetini beyan etmektedir. 2009 yılında Ankara’da yapılan Alt Komite toplantısında Komisyon, LRIT ile ilgili 11 Aralık 2008 tarihli Konsey Kararı hakkında bilgi vermiştir. Bu Karar politik olarak şekillendirilmiş hususlar (Ek Protokol) içermektedir. Bununla birlikte ülkemiz bu alanda yapıcı çabalarına olumlu cevap almayı beklediğini yinelemektedir. 2010 yılı içerisinde mülga Denizcilik Müsteşarlığı bir “Katılım Öncesi Sektör Stratejisi” hazırlamış ve kısa vadeli eylemler için öncelikli politika alanları belirlemiştir. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü uzun mesafeden gemilerin tanımlaması ve izlenmesi sistemini (LRIT) kurmuş ve Türkiye Ulusal LRIT Veri Merkezi, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Uluslararası Mobil Uydu Örgütü (IMSO) ile entegre olmuştur. 

AB uyum sürecinde Türkiye deniz taşımacılığı alanında pek çok uluslararası sözleşmeye taraf olmuştur. Türkiye, Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlandırılması (LLMC 1996) Protokolüne taraf olmuştur. 2000 Tarihli Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Kirlenme Olaylarına Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği Protokolü, 1974 Tarihli Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine (SOLAS) İlişkin 1978 Protokolü, MARPOL Ek III ve IV ile 2001 Gemi Yakıtlarından Kaynaklanan Petrol Kirliliği Zararının Hukuki Sorumluluğu Hakkında Uluslararası Sözleşme’ye ilişkin uygun bulma kanunları yasalaşmıştır. 2014 yılında Balast Suyu Yönetimi Sözleşmesi'ne, Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi'ne ve Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesinin VI. Ekine taraf olmuştur. Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesine Katılmamız Hakkında 2016/8498 sayılı Karar 13 Mart 2016 tarih ve 29652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Türkiye ayrıca, katıldığı Uluslararası Denizcilik Örgütünün Üye Devlet Gönüllü Denetim Programı'nı 2014 yılında başarılı bir şekilde tamamlamıştır.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (01.11.2011 tarih ve 655 Sayılı KHK ile Denizcilik Müsteşarlığı bu Bakanlık altında 3 ayrı genel müdürlük olarak organize olmuştur) petrol kirliliğine karşı hazırlıklı olma ve acil müdahale konusunda kapsamlı ve yıllık bir eğitim programı başlatmıştır. Acil müdahale merkezlerinin kurulması çalışmaları ulusal bütçeden temin edilen finansman ile başlamıştır. Bu kapsamda, Tekirdağ’da Ulusal Müdahale Merkezi ve Antalya’da Bölgesel Müdahale Merkezi’nin inşaat işlerine devam edilmektedir. Acil müdahale merkezlerinin 2017 yılı sonuna kadar aktif hale gelmesi beklenmektedir.

Havayolu Taşımacılığı

Havayolu taşımacılığı alanındaki AB mevzuatına uyum, genelde üyelik perspektifi taşımaktadır. Bununla birlikte, hava hadiselerinin raporlanması, hava trafik kontrolörlerinin derecelendirilmesi, hava aracı bakım personelinin lisanslandırılması, yerli ve yabancı hava araçlarına yapılan emniyet değerlendirilmeleri, uçaklarda taşınacak sıvı miktarları, bilgisayarlı rezervasyon sistemleri ve yolcu hakları gibi konularda AB mevzuatına uygun düzenlemeler yapılmıştır.

Havacılık alanındaki ilişkiler bakımından yeni bir hukuki dayanak teşkil edecek “Türkiye-AB Yatay Havacılık Anlaşması” 25 Mart 2010 tarihinde paraflanmış olup, imzalanmasına yönelik süreç devam etmektedir. Ayrıca ülkemiz, Tek Avrupa Hava Sahası (SES) ile oluşacak olan havacılık yapısına entegre olmaya istekli olduğunu ifade etmiştir ve SES’in daha iyi algılanmasına yönelik çalışmaları yürütmektedir. Türkiye ile AB’nin tüm havacılık konularını içerecek şekilde kapsamlı bir havacılık anlaşması imzalayabilmesi amacıyla, ülkemiz ile Komisyon arasında diyalog toplantıları düzenlenmektedir. Bu kapsamda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 19-20 Nisan 2012 tarihleri arasında “Türkiye-AB Havacılık Diyalogu” toplantı İstanbul’da düzenlenmiştir. Toplantıda Türkiye’nin tam üyeliği ve Türkiye-AB havacılık ilişkileri görüşülmüştür. Türkiye ile AB arasında özellikle Türkiye’nin SES ve EASA’da (Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı) temsiline de olanak sağlayacak kapsamlı bir havacılık anlaşması imzalanması yönünde çalışmalar devam etmektedir. 

Bunun yanında, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün sektördeki büyüme hızını ve sektörel gelişmeleri takip edebilme konusundaki eksikliklerinin giderilebilmesini teminen, hava seyrüsefer hizmetleri (ANS) gözetimi ve AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU-ETS) başta olmak üzere Genel Müdürlüğün tüm çalışma alanlarında kurumsal ve idari kapasitenin artırılması amacıyla AB fonlarıyla desteklenecek proje uygulanmaya başlamıştır. Ayrıca, İstanbul’da bir sivil havacılık eğitim merkezi kurulması amacıyla yine AB fonları kullanılarak gerçekleştirilen proje de 2015 yılı içerisinde başlamıştır.

Türkiye-AB Üst Düzey Ulaştırma Diyaloğu

Komisyon Başkan Yardımcısı ve Ulaştırmadan Sorumlu Komiser Sayın Siim Kallas 2012 yılında gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde, bir Türkiye-AB Üst Düzey Ulaştırma Diyaloğu mekanizmasının kurulmasını önermiştir. Bu kapsamda 9 Aralık 2013 tarihinde Brüksel’de gerçekleşen ilk toplantıda Üst Düzey Ulaştırma Diyaloğunun çalışma grubu toplantıları şeklinde devam etmesine karar verilmiş ve taşımacılık sektörünün farklı boyutlarında somut sonuçlara ulaşmak amacıyla üç ana çalışma grubu oluşturulmuştur: Bunlardan ilki Trans-Avrupa Ulaştırma Ağlarını (TEN-T) da içerecek şekilde oluşturulan demiryolu taşımacılığı çalışma grubu, ikincisi karayolu taşımacılığı çalışma grubu ve sonuncusu ise denizyolu taşımacılığı çalışma grubudur. 

İlk çalışma grubu toplantısı “demiryolu taşımacılığı” alanında Bakanlığımız ev sahipliğinde 10 Nisan 2014 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Toplantıda, Trans Avrupa Ulaştırma Ağları (TEN-T) ve demiryolu taşımacılığı alanlarında ülkemiz ile Avrupa Komisyonu arasında işbirliğinin geliştirilebilmesi amacıyla görüş ve bilgi alışverişinde bulunulmuş, işbirliği konuları belirlenmiştir. İkinci toplantı ise 17 Ekim 2014 tarihinde Brüksel’de yapılmış, karayolu güvenliği, akıllı ulaştırma sistemleri, denizyolu taşımacılığı gibi konular görüşülmüştür.


İLGİLİ PROJELER :

Proje Yılı/
Numarası

Projenin Adı 

Faydalanıcı Kurum 

Projenin Durumu 

TR0602.09

Türkiye'de Karayolu Güvenliğinin Arttırılması

Karayolları Genel Müdürlüğü

Tamamlandı 

TR0702.26

Güvenli Denizler: Türk Sahil Radyosunun Modernizasyonu

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü

Tamamlandı

TR0702.27 

Türk Demiryollarının Reformu

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı-TCDD 

Tamamlandı

TR2009/0314.01

Ticari Araçların Ağırlık ve Boyut Kontrolü

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Devam Ediyor

TR2009/0314.02

Türkiye’de İntermodal Taşımacılığın Geliştirilmesi

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Tamamlandı

TR2010/0314.01

Türkiye’de Denizcilik Eğitim ve Öğretiminin İyileştirilmesi

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Tamamlandı 

TR2010/0314.02

Gemi Kaynaklı Emisyonların Azaltılması

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı  

Tamamlandı

TR2010/0314.03

Türk Demiryollarının Reformu (Faz II)

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 

Devam Ediyor

TR2011/0314.08

Türk Limanlarında ve Kıyı Tesislerinde Tehlikeli Yüklerin Elleçlenmesinde Deniz Emniyetinin Artırılması 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 

Devam Ediyor

TR2011/0327.21

Gemi Kaynaklı Atıklardan Kaynaklanan Deniz Kirliliğinin Önlenmesi İçin Kapasite Geliştirme 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı/ Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı/ Sahil Güvenlik Komutanlığı/ Antalya, Mersin, Kocaeli ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri

Devam Ediyor

TR2011/0740.26

SHGM'nin İdari ve Kurumsal Kapasitesinin Artırılması 

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü

Devam Ediyor

TR2012/0314.09

Türk Sivil Havacılığının Emniyet ve Güvenlik Konularında Eğitim Kapasitesinin Geliştirilmesi 

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü

Devam Ediyor

TR2012/
0740.14/12

Tehlikeli Yüklerin Taşınmasına Destek 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 

Tamamlandı

 

YARARLI LİNKLER :
Avrupa Komisyonu  Taşımacılık ve Hareketlilik Genel Müdürlüğü
AB Taşımacılık Politikası Mevzuat Sayfası
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 
Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü 
Karayolları Genel Müdürlüğü 
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü
Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü
Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü
TCDD Genel Müdürlüğü 
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu 

 

 

Sayfa görüntüleme sayısı:29041
Son güncelleme tarihi: 2016-06-20 16:18:28