THY ve AnadoluJet ile İşbirliği Protokolü İmzalandı - AB BAKANLIĞI

THY ve AnadoluJet ile İşbirliği Protokolü İmzalandı

T.C.
DEVLET BAKANLIĞI
(Egemen Bağış)
ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ SAYIN EGEMEN BAĞIŞ'IN
THY VE ANADOLUJET UÇAKLARINDA ABGS BROŞÜRLERİNİN DAĞITIMI KONUSUNDA
İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZA TÖRENİ VE BASIN TOPLANTISINDA
YAPTIĞI KONUŞMA
2 Şubat 2011, Airport Hotel, İstanbul


Sayın Topçu,
Değerli Basın Mensupları,

Öncelikle bu davetimize icabet ettiğiniz ve THY ile ABGS arasındaki bu anlamlı projenin tanıtımına eşlik ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Dün biliyorsunuz BM tarafından Auschwitz'de düzenlenen Yahudi soykırımını anma etkinliklerinde Türkiye Cumhuriyeti ilk kez bir Bakan düzeyinde temsil edildi ve Sayın Başbakanımızın talimatlarıyla orada bizzat ben bulundum. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Sayın Yaşar Yakış da oradaydılar.

Projeyi tanıtmadan önce sizlerle oraya ilişkin şahsi izlenimlerimi kısaca paylaşmak istiyorum.

Gerçekten herkesin içini ürperten, herkeste tarifsiz duygular uyandıran bir manzara vardı Auschwitz'de.

Kapıda demir harflerle yazan "ARBEIT MACHT FREI" yani "ÇALIŞMAK ÖZGÜRLEŞTİRİR" ifadesinin arkasında soykırım kurbanlarına ait kalıntılar, çocuklardan kalma oyuncaklar, kesik saçlar, ayakkabılar adeta orada yaşanan trajedinin unutulmazlığını simgeliyordu.

Açıkçası o manzarayı görünce Auschwitz'e ait bilinen, okunan, duyulan, izlenen veya yazılan ne varsa hepsinin yaşanan acıları ifade etmekte kifayetsiz kaldığını anladık.

Herhalde insanlık adına sözün bitti yerlerden biri de Auschwitz olsa gerek.

Şunu da özellikle hatırlatmak isterim... Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın antisemitizmi insanlık suçu olarak kabul eden yaklaşımının Yahudi soykırımına neden olan ırkçı ve hastalıklı zihinlere verilmiş en anlamlı tepki olduğunu Auschwitz'te gidince bir kez daha müşahede ettik.


Bizler hoşgörüyü, farklılıkların zenginliğini, yaradılanı yaradandan ötürü sevmeyi özümsemiş ve bunu icselleştirmiş bir medeniyetin mensupları olarak her zaman Auschwitz ve Auschwitz gibi olaylara sebebiyet veren insanlık dışı yaklaşım ve uygulamalara karşı her zaman sesimizi yükseltecek, barış, hoşgörü ve diyalog çağrılarımızı haykırmaya devam edeceğiz.

Avrupa Birliği de esasen bu anlayış üzerine inşa edilmiş, Auschwitz'ten ders alındığı noktasında herkese umut aşılamıştı.

Ancak bugün Avrupa Birliği'nin kendi değerlerini dahi özümseyemeyen, 1930'lu yılların faşist yöntemlerini kendisine örnek alan ırkçı zihinler tarafından kuşatma altına alınma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

O yüzden bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz... Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği medeniyetler ittifakının, farklılıkların bir arada hoşgörü içerisinde yaşatılabileceğinin ve her türlü etnik, ırksal ve dini mülahazalardan bağımsız olarak insanlığın ortak değerleri etrafında bir araya gelinebildiğinin 21'inci yüzyıldaki en simgesel örneği olacaktır.

İşte o yüzden herkesin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin ne kadar değerli olduğunun bilincinde hareket etmesi gerektiğini, hem içeride, hem de dışarıda herkesin bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğinin bilinciyle bu sürece yaklaşması gerektiğini vurgulamak isterim.

Avrupa Birliği sürecinde en tarihi adımları atmış ve bu süreci şu anda bütün engellemelere dahi tarihin en ileri noktasına ulaştırmış bir Hükümet olarak bizim en ufak bir çekincemiz veya kaygımız yok. İrademiz de, kararlılığımız da tam.

AB üyeliği hedefimizde hiçbir sapma yoktur.

Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bütün heyecan ve azmimizle bu hedefe doğru yürüyoruz ve yürümeye devam edeceğiz.

İşte bugün milli gururumuz Türk Hava Yolları ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu proje de bizim kararlılığımızın bir ifadesidir.

AB İletişim Stratejimiz çerçevesindeki bütün adımları tek tek hayata geçirmeye devam ediyor, bu kapsamda tanıtım faaliyetlerimizi yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.

Çünkü en önemli önceliklerimizden ve hedeflerimizden biri bu süreci sadece devletin değil, aynı zamanda halkın da bir projesi haline getirmek.

Gördüğünüz gibi biz fişi çekmiyoruz güç kaynağına sürekli enerji depoluyoruz. Ha Avrupa Birliği her türlü riskini göze alarak bu fişi çeker onu bilemeyiz.

Biz AB sürecini toplumsal katılım ve toplumsal kazanım anlayışı üzerinden yürütüyoruz. Bu süreçten hepimiz karlı çıkacağız.

Bu amaçla hazırlamış olduğumuz, AB İletişim Stratejimiz ile Türkiye'yi AB'ye ve AB'yi Türkiye'ye en doğru ve en etkili biçimde anlatmayı, Türkiye'nin AB sürecine yönelik önyargıları kırmayı hedefliyoruz.

Avrupa kamuoyunun AB'nin daha güçlü, daha güvenli ve daha istikrarlı bir geleceğe ulaşmasında Türkiye'nin "anahtar rolünü" görmesi çok önemli, biz de buna ağırlık veriyoruz.

Türkiye'nin "anahtar rolü" pek çok alanda geçerli:

• Avrupa enerji güvenliğine katkımız ve giderek önemli bir enerji dağıtım merkezine dönüşen stratejik konumumuz,
• Medeniyetler İttifakı'ndaki rolümüz,
• Dış politikadaki rolümüz ve ağırlığımız,
• Avrupa güvenliğine katkımız,
• Ekonomimizin dinamizmi,
• AB ile ticaret hacmimiz ve Gümrük Birliği ilişkimiz,
• Dinamik, eğitimli ve nitelikli genç nüfusumuz,
• Uygarlıklar ve dinler beşiği oluşumuz,
• Türkiye olarak laik ve çağdaş yüzümüz,
• Avrupa'yla ortak değerleri paylaşmamız,
• Farklı kültürlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir ülke olmamız,
• ‘Kültürler arası köprü olma' niteliğimiz çok iyi anlatılmalı.

TÜRK HAVA YOLLARI

Dikkat ediniz biz Avrupa'yı ve Avrupa Birliği'ni Türkiye'ye anlatmıyoruz. Türkiye'nin anahtar konumunu Avrupa kamuoyuna anlatıyoruz. Bu bile esasen bir paradigma ve denge değişikliğinin bir göstergesidir.


Birileri Türkiye'nin anahtar konumunu anlamayabilir veya kapıyı sürekli kilitli tutmak isteyebilir.

Ama onlar bir gün o kapıyı kilitli tutmaya devam ettikçe havasızlıktan boğulacaklarını da anlayacaklardır.

Biz diyoruz ki gelin Türkiye'nin size verdiği o altın anahtarı alın ve o kilidi açın, aynı anda hem kapınızdaki hem de zihinlerinizdeki kilitten kurtulun.

Bunu da inşallah "THY ile AB'ye uçuyoruz" parolasıyla başlattığımız bu proje sayesinde duyuracağız.

Bu ülkede uçağa binmek 8 yıl öncesine kadar gerçekten bir hayalin ötesine geçemiyordu. Şimdi THY sayesinde o hayal nasıl gerçeğe dönüştüyse, inanıyorum ki yarım asırlık AB yolculuğumuz da THY ile yürüteceğimiz bu projeyle daha da kısalacaktır.

Türk Hava Yolları'yla seyahat etmek nasıl bir keyifse, THY personelinin, Türk insanının kalitesini, güler yüzünü ve misafirperverliğini hissettiren yakınlıkları nasıl yolcuları huzur veriyorsa Türkiye de Avrupa Birliği'ne o keyfi yaşattıracak.

Bugün Barcelona gibi, Manchester United gibi Avrupa'nın önde gelen kulüplerinde THY arması varsa, Basketbolun Euroleague'inin önünde Turkish Airlines ismi varsa, yakın gelecekte Avrupa'nın liginde de Türkiye ismi yer alacak.

Proje çerçevesinde Avrupa Birliği Genel Sekreterliğimiz tarafından hazırlanan yayınlar, bugünden itibaren Türk Hava Yolları ve AnadoluJet uçuşlarında Türk ve Avrupalı yolculara ulaşacak.

Tam da yarıyıl tatilinden dolayı THY seyahatlerinin arttığı bir dönemde, THY ve Anadolujet yolcuları, yolculukları sırasında Avrupa Birliği ve Türkiye-AB ilişkileri konusunda bilgi sahibi olacak.

Bu esasen Avrupa Birliği İletişim Stratejisi Katılımcılar Kurulu üyesi olan THY'nin, Türkiye ve AB arasındaki köprüleri arttırmak için attığı adımlardan sadece biri.

THY'nin bize gurur veren başarıları zaten başlı başına bir adım

Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Kuzey Afrika, Güney Afrika, Kuzey ve Güney Amerika'ya kadar uzanan uçuş ağı ile global bir marka haline gelen THY, Türkiye'yi de böylece dünyaya taşıyor.

Yeni nesil uçakları, geniş kapsama alanı ve kaliteli hizmet anlayışıyla Türk Hava Yolları, hepimizin göğsünü kabartmakta, bizleri gururlandırmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrak taşıyıcısı olan Türk Hava Yolları sadece yolcularını değil, aynı zamanda ülkemizin zenginliğini, potansiyelini, değerlerini de dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor.

Bakınız bizim bayrağımız henüz AB Komisyonu'nda dalgalanmıyor ama THY ay yıldızımızı bütün AB ülkelerinde gururla dalgalandırıyor.

Orta Doğu'da herkesin kaygı duyduğu bir atmosferde dahi Türk Hava Yollarımız o ülkelere Türkiye'nin barış, diyalog ve kardeşlik mesajını iletiyor.

Ben bir gün Orta Doğu'da demokrasi talebi yönündeki bu halk hareketlerinin Avrupa'ya da Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermek için ortaya çıkacağına ve Avrupa kamuoyunun baskısı neticesinde Türkiye'nin AB üyeliğinin gerçekleşeceğine inanıyorum.

Diğer taraftan Avrupa ülkeleri Orta Doğu'da son gelişmelerden gerekli dersleri çıkararak yabancı düşmanlığının, diyalogsuzluğun, bağnazlığın ve çifte standartların tuzağına daha fazla düşmemeleri gerektiğini anlamlıdırlar.

O tuzağa düşüldüğü takdirde nelerin yaşanabileceğini dün Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden ilk Bakan olarak bulunduğum Auschwitz'deki Yahudi Soykırımını anma etkinliklerinde herkes içi ürpererek izledi.


Türkiye'nin uluslararası platformda temsili konusundaki katkılarından dolayı Sayın Hamdi Topçu'nun şahsında bütün THY çalışanlarını tebrik etmek istiyorum.

SONUÇ

-Biz kendi tarihi zenginliğimizin bilinci içerisinde, kendi gücümüzün bilinci içerisinde AB'ye katkıda bulunacağız.

-Bugün Türkiye AB için çok önemli bir ülke.

-Biz ülkemizin kendi gücü ve potansiyelinin bilinci içerisinde AB sürecini ilerletme konusunda kararlıyız.

-Biz ABGS'yle AB sürecinde çalışmak isteyen her kesime ve herkese açığız.

-Zira hepimizin ortak arzusu, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmış, daha demokratik, daha müreffeh ve daha kalkınmış, AB üyesi bir Türkiye'de yaşamaktır.

-AB üyesi bir Türkiye daha fazla özgürleşecek, daha fazla demokratikleşecek, daha fazla kalkınacak, daha fazla büyüyecek...

-Bugün Türkiye, 1963 yılında, zamanın Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Ortaklık Anlaşması imzalayan Türkiye'sinden çok farklıdır: Avrupa'nın 6. Büyük ekonomisine sahip olmasının yanı sıra, kişi başına düşen gelir olarak bazı Avrupa Birliği üyelerinin üstündedir.

-Bu yolculukta, sahip olduğumuz müşterek inanç ve kararlılığı, bundan sonra da birlik ve beraberlik içerisinde, dayanışma ikliminde daha ileri noktalara taşımamız büyük önem kazanıyor.

-Bu çerçevede, Türk Hava Yolları'na AB üyelik sürecimize verdiği destek ve sergilediği işbirliği için tekrar teşekkür ederim.

Sayfa görüntüleme sayısı:7685
Son güncelleme tarihi: 2011-02-02 06:38:44