ENGLISH
  Güncelleme: 20/06/2017

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik’in Dünya Mülteciler Günü Mesajı

Mülteci sorunu, günümüzün en önemli insani krizleri arasında yer almaktadır. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşlar ve istikrarsızlıklar bu sorunun büyümesine neden olmakta ve vahametini daha da artırmaktadır.

Bugün, İkinci Dünya Savaşı sonrası en büyük nüfus hareketlerinden biri yaşanmaktadır. Sadece Suriye içinde yer değiştirmek veya Suriye’den başka ülkelere kaçmak durumunda kalan yaklaşık 12 Milyon kişi vardır.

Türkiye, 3 milyondan fazla sığınmacı ile dünyada en çok sığınmacı barındıran ülke konumundadır. Ülkelerini terk etmek durumunda kalmış 5 Milyon Suriyelinin yarısından fazlası ülkemizde bulunmaktadır.

Ülkemizde bulunan Suriyelilerin tamamı geçici korumadan faydalanmaktadır. Geçici korumadan faydalanan Suriyeliler ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabilmektedir. Son dönemde yaptığımız yasal düzenleme ile geçici korumadan faydalananların aynı zamanda iş piyasasına erişimleri de sağlanmıştır.

Türkiye sığınmacı krizinin etkilerini azaltmak için elinden geleni yapmış ve yapmaktadır. Türkiye göçmenlerin can güvenliğine verdiği önemle de insani yaklaşımından taviz  vermemektedir. 18 Mart Türkiye-AB uzlaşısıyla yakalanan başarı sayesinde Ege Denizinde yaşanan ölüm hadiseleri çok büyük oranlarda düşmüştür.  

Ancak, sığınmacı krizinin yükünü Türkiye başta olmak üzere birkaç ülkeye taşıtmak hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Göç ve iltica sadece sayılarla ifade edilebilir basitlikte bir konu veya çözülmesi gereken bir sorun değil, her yönüyle uluslararası alanda yönetilmesi gereken bir meseledir.

Bu konuda bütün devletlerin ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekmektedir. Uluslararası camiadan beklentimiz, külfet paylaşımı yaklaşımı çerçevesinde konuya yaklaşmaları ve bizim çabalarımızı desteklemeleridir. Bu konuda Türkiye, tüm dünyaya örnek teşkil eden bir insani ve ahlaki sorumluluk göstermeye kararlılıkla devam edecektir.

Külfet paylaşımının önemi malum olsa da bu yönde atılacak adımlar krizin sadece etkilerinin azaltılmasına yarayacaktır. Yaşadığımız sığınmacı krizinin sonlandırılması için siyasi bir çözüm gerekmektedir. Bölgedeki çatışmalar ve istikrarsızlık bitmediği müddetçe bu durumun ürettiği krizlerin de devam edeceği ortadadır.



Güncelleme: 20/06/2017 / Hit: 1,585