ENGLISH
  Güncelleme: 24/05/2013

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın 25 Mayıs Etik Günü Dolayısıyla Yayımladığı Mesaj

T.C.

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


 

                            

BASIN DUYURUSU 

 

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ’IN

25 MAYIS ETİK GÜNÜ DOLAYISIYLA YAYIMLADIĞI MESAJI

 

Etik değerler etkin şekilde çalışan bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Etik ilkelere aykırı davranışların yönetimde bozuklukları ve beraberinde güven kaybını getirmesi kaçınılmazdır.

Bilhassa Avrupa ülkelerinde, küresel ekonomik krizin ortaya çıkışında görevini etik değerlere uygun şekilde ifa etmeyen kurumların ve yöneticilerin oynadığı rol dikkate alındığında bu gerçek daha iyi görülecektir. Önemli sosyal sorunlara ve siyasi bunalımlara yol açan kriz,  yönetim kademelerine karşı güveni önemli ölçüde sarsmış, “güven açığı” meselesini, kamu yönetiminin en önemli problemi haline getirmiştir.

Küresel ekonomik krizi en az hasarla atlatan ve ekonomik istikrarını koruyan ülkemiz son dönemde kamu yönetiminde sergilenen etik yönetim anlayışı ile pek çok Avrupa Birliği ülkesi için örnek gösterilen bir ülke haline gelmiştir. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızda hassasiyetle uygulanan etik kuralları, kamu kaynaklarımızın suiistimal edilmesinin önüne geçerek kuşkusuz son derece mühim bir vazife icra etmiştir. Türkiye, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde halkına hizmeti esas alan, dürüst ve ahlaklı bir yönetim anlayışının simgesi haline gelerek, etik olmayan yönetim anlayışına isyan eden yanı başımızdaki coğrafyanın insanlarına da ilham kaynağı olmuştur.

Son 11 yılda hızlı bir yeniden yapılanma sürecini başarıyla tecrübe eden ülkemiz, kamu yönetiminde etik değerlerin kökleşmesi yönünde de önemli adımlar atmış ve gerek yasal gerek kurumsal altyapısını sağlamlaştırmıştır.

Bir toplumun ve devletin öz sermayesi olan etik değerler toplumun ve toplumun örgütlenmiş hali olan kamu kurumlarının ancak kendi içinde geliştirip içselleştirebileceği, ödünç alınamayan, ikame edilemeyen ve dışardan ithal edilemeyen unsurlardır. Sayın Başbakanımızın da dikkat çektiği gibi, sahip olduğumuz köklü tarihsel miras, bize bu noktada ışık tutacak özgün örnekler ile doludur. Bunları günümüze taşımak ve kamu yönetiminde evrensel düzeyde kabul görecek etik ilkelerin gelişimine ve uygulanmasına katkı sunmak noktasında kararlıyız. Bu noktada Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu Hükümetimizin temel şiarıdır. Avrupa Birliği sürecinin de bu çerçevede önemli bir katkı sağladığına inanıyoruz.

Etik değerlerin özümsenmesi ve işlerlik kazanması, toplumsal ve kurumsal anlamda etik kültürünün geliştirilmesiyle yakından alakalıdır. Etik Günü ve Etik Haftası’nın, etik bilincinin dünyada daha geniş ölçekte karşılık bulmasına vesile olmasını diliyor, Hükümet olarak bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da bunun takipçisi olacağımızın altını çiziyorum.

 

 



Güncelleme: 24/05/2013 / Hit: 7,311