ENGLISH
  Güncelleme: 12/08/2010

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın İngiliz "The Times" Gazetesinde Yayınlanan Mektubu

 

 T.C.
DEVLET BAKANLIĞI
(Egemen Bağış)
ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


Basın Duyurusu

12 Ağustos 2010

 

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın

İngiliz "The Times" Gazetesinde Yayınlanan Mektubu

 

 

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İngiliz "The Times" gazetesine yazdığı bir mektupta, Avrupa Birliği'ni "yükümlülüklerini yerine getirmeye" çağırdı.


Bakan Bağış, 11 Ağustos'ta yayınlanan mektupta, "Türkiye'nin Avrupa ekonomisine katkısından AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikasındaki anahtar rolüne uzanan pek çok nedenden dolayı, Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olmalıdır. Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak bir gelecek kararı, var olan anlaşmalar, sözleşmeler ve oybirliği ile alınmış AB kararlarına dayanan karşılıklı bir taahhüttür," dedi.


Martin Packard ve İngiliz Parlamenter Lord Hylton'ın İngiliz muhafazakar gazetede daha önce çıkan ve Türkiye'nin AB'ye üye olma hakkını sorgulayan yorumlarına cevap niteliği taşıyan mektupta, Bağış şu ifadeleri kullandı: "Hukuki reform alanında büyük adımlar atan Türkiye, bir Anayasa paketi de dahil olmak üzere yasalarında köklü değişiklik yapmıştır. Aynı derecede önemli değişiklikler, ifade özgürlüğü ve çocuk hakları alanında da olmuştur. Özellikle yasadışı gösterilere katılan çocukların Terörizmle Mücadele Yasası altında yargılanmasını engelleyen kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesiyle, 50'den fazla "taş atan çocuk" serbest kalmıştır."

 

 

Sayın Bağış'ın mektubunun tam metni aşağıdadır:


"Sayın Editör,


Martin Packard'ın 28 Temmuz ve Lord Hylton'ın 3 Ağustos tarihli, Türkiye'nin AB üyeliğini sorgulayan mektupları, sadece Avrupa Birliği prensiplerinden değil, Türkiye'deki gelişmelerden ve politikalardan da bihaber olduklarını göstermektedir.


Türkiye'nin Avrupa ekonomisine katkısından AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikasındaki anahtar rolüne uzanan pek çok nedenden dolayı, Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olmalıdır. Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak bir geleceğe yönelik kararı, var olan anlaşmalar, sözleşmeler ve oybirliği ile alınmış AB kararlarına dayanan karşılıklı bir taahhüttür.


Ayrıca Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmek amacıyla bir dizi protokolün imzalanmasına öncülük etmiştir. Kıbrıs konusunda ise, Kıbrıslı Türkler adayı yeniden birleştirmeyi hedefleyen Annan Planına "evet" derken; Kıbrıs Rum kesimi, Avrupa Birliği üyeliğini istismar ederek, "hayır" demeyi tercih etmiştir.


Dev reform adımları atan Türkiye, yasalarında yeni bir anayasal reform paketini de içeren radikal değişiklikler yapmıştır. Eşit derecede önem taşıyan değişikliklerle, ifade özgürlüğü ile çocuk suçları yasaları geliştirilmiştir. Bu reform sayesinde artık yasadışı gösterilerde yer alan çocuklar terör suçlusu olarak yargılanmayacaktır. 50 genç, yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından serbest bırakılmıştır.


Avrupa Birliği'nin de, bizim gibi, yükümlülüklerini yerine getirmesini ve geri adım atmamasını bekliyoruz.

 

"İmtiyazlı ortaklığa" gelince; bu tarz bir ilişkinin AB yasalarında yeri olmadığını ve bunun dört temel özgürlüğün dengesine ve eşit üyelik haklarına dayanmadığı için, ekonomik ya da siyasi açıdan sürdürülebilir olmadığını da biliyoruz. İki taraf için de ne ayrıcalık ne de ortaklık teşkil eden bu teklifi sadece kabul edilmez bulmuyor, aynı zamanda hakaret sayıyoruz.


Soru, Türkiye'nin AB'ye üye olup olamayacağı değil, bunu tüm taraflara yarar sağlayacak şekilde ne zaman ve nasıl gerçekleştireceğimizdir. Bu yolumuzda tam hızla ilerliyoruz."

 

 

 

 

 

 



Güncelleme: 12/08/2010 / Hit: 10,754